Tibetli Üstat bu geçişi bedenin atomlarına kadar indirir: ağırlıklı olarak Balık niteliği taşıyan atomlar faaliyetlerini yavaşlatıp geri çekilirken, yeni çağın eğilimlerine duyarlı olanlar uyarılır ve titreşimleri hızlanır. Yeni bilgilerin eşiğindeyiz ve beden bu bilgileri almak üzere ayarlanmaktadır.
Altıncı ışının çağı
Balık Çağı, altıncı ışının, yani adanmışlık ve idealizmin çağıdır. Batı uygarlığı iki bin yıl boyunca bu ışının düşünce formları içinde yaşadı. Bu ışının armağanı, ideale tek yönlü bir bağlılık ve görünmeyene uzanma dürtüsüdür; gölgesi ise fanatizm, katılık ve körü körüne inançtır. Işının etkisi bugün geri çekilmektedir, ama kitlelerde hâlâ en güçlü ışın odur.
Balık Çağı'nın dört ideali
Yeni Çağda Eğitim kitabında Balık Çağı'nın şekillendirdiği dört temel ideal sayılır. Bunlar insanlık için gerekli bir işi yapmış, amaçlarına hizmet etmiş ve şimdi kristalleşme noktasına gelmiştir.
- Otorite fikri. Siyasi, eğitimsel, toplumsal ve dini babacılık biçimleri. Bazen şefkatli bir koruma, bazen dayatılan bir yetki.
- Kederin ve acının değeri. Bu erdemler gerçektir, ama vurgu öyle abartılmıştır ki insanlık yaşamı korkulu bir bekleyişle, ödülü ölümden sonraya erteleyerek yaşamaya alışmıştır. Bailey'ye göre yeni çağın anahtar notası neşe olacaktır.
- Kendini feda etme. Fikir bireyden gruba kaymıştır; ancak tek gerçek fedakârlık kendi isteğiyle yapılandır. Zorla dayatılan fedakârlık, bir iradenin başka bir iradeye boyun eğdirilmesidir.
- Arzunun tatmini. Maddi üretimin ve sahip olmanın mutluluk getireceği inancı. Bugün sahip olmanın bir yük olabileceği açıkça görülmekte, sadeliğe yöneliş hız kazanmaktadır.
Yalnız değil, birlikte
Geçişin en çarpıcı yanlarından biri inisiyasyonun biçimidir. Balık Çağı'na ait olanlar inisiyasyon kapısından tek başlarına, ayrı kimlikler olarak geçerler. Tibetli Üstat ise yeni çağda insanların bu kapıdan birlikte, grup halinde geçeceğini söyler. Bu durumda grubun ilerlemesi her üyenin çabasıyla hızlanabilir ya da yavaşlayabilir; sorumluluk da fırsat da ortaktır.
Eğitimde değişen sorular
Balık Çağı'nda gençler üç sessiz soru ile yetiştirildi: Maddi dünyaya ne kadar sahip olabilirim? Toplumsal merdivende ne kadar yükselebilirim? Doğal eğilimlerimin cezasından nasıl kaçarım? Yeni çağın eğitimi ise hafıza eğitiminden çok ilişkiye, sorumluluğa ve ruhun amacını bulmaya yönelecektir.